Çiftçilikten kopup 22 yıl yeraltında çalışan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, işçilikten sendika önderliğine uzanan hikâyesini konuştuk:
Soma Maden Katliamı'nın 12'nci yıldönümü: Yeraltından gelen umut
Maden işçiliğine ne zaman başladınız, daha önce ne iş yapıyordunuz?
Manisa Soma Ularca köyünde yaşayan ilkokul mezunu bir vatandaştım ben. Köylüyüm, köyünde hayvancılık yapan, çiftçilik yapan bir vatandaşıdım. 23 yaşına kadar. Köyümüzde, köylerde yaşayan insanlar çiftçilikten, hayvancılıktan başka bir şey bilmezler. Babam da çiftçiydi. Köylü insanlar siyaseti pek takip etmezler. Devleti çok yormazlar, kendi halinde yaşarlar. Ta ki 2000’li yıllara kadar. 2000'li yıllardan sonra Türkiye'de siyasi konjonktür insanlara şunu yaptı: Dediler ki; “Okulları köylerden taşıyacağız, şehirlerde okutacağız çocuklarınızı”. E çocukların şehre gelmesi o köylüyü, o çiftçiyi zorladı. Öyle olunca oradaki köylü, -çocuğunun kendisi gibi olmasını istemediği için köyü terk etti. Çocukları için şehre göç etti. Ee köylü insan, iş yok, nasıl adapte olacak şehir hayatına? Sonra kendini madende buluyorsun. ‘Nasip, öleceksek ölürüz, kalacaksak kalırız’ diye iniyorsun madene301 kişi savaşta ölmüyor, bir anda ölüyor. O günden sonra, 47 gün işyerine adımımı atmadım. Bir hafta sokaklara çıkıp arkadaşlarımı defnettikten sonra 40 gün evden çıkmadım. Ben o günleri konuşmak istemiyorum. Tahir Çetin’i de anlat diyorlar. Ben bunları anlattığım zaman bir daha yaşıyorum. O yüzden konuşmuyorum. 26 gün depremde kaldım, onu da anlatmak istemiyorum. Bende kalıyor o.
Biz 301 arkadaşımızı kaybetmişken, işveren bir SMS ile ocakları kapattı, binlerce işçi sokakta kaldı. Tazminatları ödenmedi, ihbar kıdemleri ödenmedi. Özlük hakları, maaşları kaldı içeride. Sendikanın işçisine sahip çıkmadığını gördüm, siyasetçinin bir şey yapmadığını gördüm, patronun ceza almadığını gördüm. O saatten sonra Gökay Çakır’ın beyni 180 derece ters döndü.
301 kişi savaşta ölmüyor, bir anda ölüyor. 42 kişi bir anda ölüyor. 9 kişi bir anda ölüyor. 18 kişi bir anda ölüyor. Sadece madencinin değil ki. Türkiye işçi sınıfının, Türkiye emekçilerinin kaderi bu zaten. Bak çocuklar ölüyor çalışırken 70 yaşını aşmış insanlar çalışırken ölüyor. Ölesiye kadar çalışmazsanız muhtaç olursunuz. Geçinemiyorsunuz çünkü. Türkiye’de kölelik sitemi var var. Durum bu.
Son söz… İşçi sınıfına da çağrısı var. Bir an evvel sarı sendikalardan kopsunlar, sararmış solmuş o sendikalar. Bizim gibi bağımsız sendikalara yönelsinler. Onlar çürümüş, 30 senelik genel başkan olmaz, patronla kol kola sendikacılık olmaz. İşçi sınıfı bir an evvel bu sendikalardan kopmalıdır.
