bir yandan “barış” filan derken bir yandan da mesela madencilerle savaşıyor.


   Çünkü, madenci ‘zenci!’  
Sene 2026. Zonguldak’ta, Ereğli’de, Soma’da, Elazığ’da Fransız işgali yok. Ankara’da da. Ama o madencilerin torunları karşılarında “üniforma” buluyorlar. Neden? Hakları verilmediği, bir nevi “angarya”ya ve zincirlerine mahkum oldukları için!

Devlet (iktidar tabii) bir yandan “barış” filan derken bir yandan da mesela madencilerle savaşıyor.

Ankara’ya bir o madenden akıyor madenciler, bir şu madenden. Maden uğruna verimli toprakların, ormanların yağmalanması yetmiyor; çoğu iktidar kankası veya payandası, en azından rehinesi olan patronlar bir de işçilerin hayatını yağmalıyor.

Soma katliamında daha cesetler tam çıkarılmadan atılmış o “iktidar tekmesi” (ki bir de tokat var!) sadece Başbakan danışmanı Yusuf efendinin ayağından ibaret değildi. İki “özel” emniyetçi de eşlik ediyordu. Bakın bunu da hiç unutmayın.

 “Kurtuluş” denmesi okullarda yasaklanan İstiklal Savaşı’nın bir “madenci cephesi” var oysa. Fransızlara direniş Urfa’ya “Şanlı” Antep’e “Gazi” Maraş’a “Kahraman” unvanlarını getirmişti… Ama Zonguldak ve Ereğli’nin “yiğit madencileri”ne ve tüm madencilere Cumhuriyet tarihi boyunca ya ölüm ya direniş ya da böyle acımasız sömürü getirdi.

Fransız birlikleri Zonguldak ve Ereğli’yi de işgal etmişti. Yeraltı ve yer üstü direnişini örgütleyenler, ön safta mücadele eden ve çok sayıda kayıp yani “şehit” verenler madencilerdi. Fransız askerlerin püskürtülmesi ve kömürün “Milli Mücadele”ye akması onların sayesinde oldu. Erkekler cephelere dağıldığında madenlere inen kadınları da unutmadan!

 

Yani adına ne derseniz deyin, “Kurtuluş”un yasaklandığı kitaplarda olsun olmasın, bu harçta madencinin alın teri de kanı da var. Savaşta da kanı var ama zaten barışta da!

 Bakın bir Sovyet tarihçisi bile onlara nasıl selam durmuş: “Zonguldak’ta Yüzbaşı Cevat Rıfat Bey, Emin Bey, Murat Bey, Binbaşı Ethem Bey ve Sabri Bey komutasındaki birlikler, bütün gerilla birlikleri arasında en çok sayıda savaşçıdan oluşanlardı. Bu bölgede, çoğunluğunu Zonguldak ve Ereğli maden işçilerinin oluşturduğu 5000 savaşçı bulunmaktaydı.” (Şamsutdinov, Türkiye Ulusal Kurtuluş Savaşı Tarihi 1918-1923, Çev: Ataol Behramoğlu, Doğan Kitap)

 

 Umur Talu   T24 

Ankara

 

Doruk Madencilik işçileri direnişin 8'inci gününde Kuğulu Park'ta: Madenciler yarın TBMM'ye yürüyecek

Ankara - Ulus

      

 
 
Doruk Madencilik işçilerinin oturma eylemi sürüyor: 'Biz daha ne yapalım, kendimizi mi yakalım?'

Film

 

Göç

‘DIŞARIDAKİLER: Bir Zamanlar Almanya’da’: Yeni Bir Göç Hikâyesi

Yapımcılığını, yönetmenliğini ve senaristliğini Ahmet Küçükkayalı’nın üstlendiği, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Proje Geliştirme ve Yapım Desteği ile hayata geçirilen DIŞARIDAKİLER: Bir Zamanlar Almanya’da filmi, vizyon için geri sayıma başladı. İzleyicide derin izler bırakmayı hedefleyen bu etkileyici yapım, 21 Ağustos’ta Türkiye’deki sinemaseverlerle buluşmasının ardından Avrupa genelinde de gösterime girerek küresel bir yolculuğa çıkacak.

Hikâyenin merkezinde, hayallerinin peşinden gitmek ve kendine yeni bir gelecek inşa etmek için her şeyi göze alan 20 yaşındaki Rıfat yer alıyor. Film, yalnızca 1980’li yıllarda Zonguldak’tan Almanya’ya uzanan o zorlu ve dönemi şekillendiren göç dalgasını anlatmakla kalmıyor; aynı zamanda zamansız bir temayı merkezine alıyor.

Rıfat’ın gözünden ekrana taşınan bu yolculuk, bugün bile pek çok gencin kalbinde hissettiği o derin aidiyet arayışını, gelecek kaygısını ve ne pahasına olursa olsun kendi ayakları üzerinde durma mücadelesini evrensel bir dille beyaz perdeye aktarıyor. İzleyiciyi “Hayallerinin peşinden gitmek için ne kadar ileri gidebilirsin?” sorusuyla baş başa bırakan yapım, insan ruhunun direncini gözler önüne seriyor.

 

Belgeselci

 

Hakan Tosun cinayeti davası ikinci kez ertelendi

“İlk temas eden 3’üncü kişi Hakan’a. Daha sonra Adnan geliyor, Abdurrahman geliyor... Bir çok şüphe var. Soruşturulsun istiyoruz; ‘Hayır’ diyorlar. Delilleri sunuyoruz; değerlendirdik diyorlar ama değerlendirilmemiş oluyor. Hakikat ortada, görüyoruz. Mahkeme huzurunda da video olarak bunları gösterdik. Ne söylerlerse söylesin karşısında videolar çok açık şekilde olayın ne olduğunu bize gösteriyor. 3’üncü kişiyi niye koruyorlar noktasında net bir cevap veremiyoruz. Bunları kimler koruyor sorusunu sormak gerekir. Sadece Hakan’ın değil, yolda yürüyen bir vatandaşın da yaşam hakkını savunması gerektiği bir dava bu dava. Bu sebeple yolda güvenle yürümek isteyen herkesin bu davada adaleti talep etmesini istiyoruz."

Fransa

Fransız Gizli Servisi ajanları, fotoğrafçı Fernando Pereira'nın ölümüne neden olmuştu
 
Rainbow Warrior'ın bombalanması; bütün dünyayı şok eden ve devlet eliyle gerçekleştirilmiş bir saldırıydı. 10 Temmuz 1985'te patlayan iki bomba, Yeni Zelanda'nın en büyük şehri Auckland'da Greenpeace amiral gemisinin batmasına ve Portekizli fotoğrafçı Fernando Pereira'nın ölümüne sebep olmuştu.
 
Gece yarısından kısa süre önce; suda botun hemen yanında görülen mavi bir elektrik şimşeğini büyük bir patlama izledi. Şu anda Lahey'de yaşayan Hans Guyt olayı şöyle hatırlıyor: "Ortalık toz domandı; Fernado'nun aşağıya, kamarasına gittiğini hatırlıyorum. Bana, 'Kameralarımı alacağım.' demişti. Martini ile birlikte diğer kamaraları kontrol etmek ve içeride kalanları dışarı çıkarmak için koridor boyunca koştuk. Bu Fernando'yu son görüşüm oldu. 
O zamanlar Soğuk Savaş en yüksek noktadaydı ve beş nükleer güç –ABD, Sovyetler, Fransa, Britanya ve Çin- düzenli olarak nükleer silah denemeleri yapıyorlardı. Fransa, denemeleri Güney Pasifik'te Tahiti'nin doğusundaki bir mercan adası olan Moruroa'da yapıyordu.


Fernando Pereira'nın çektiği son fotoğraflar:

28 Haziran 2026

Zonguldak Madenci Heykeli

Heykeltıraş Prof. Dr. Tankut Öktem 






F: İbrahim Akyürek

Dayanışma

 

Emeklinin sokaktan başka şansı yok
Milyonlarca emekli umudunu Temmuz zammına bağlarken öngörülen %18’lik zam, şimdiden erimeye başladı. Tüm Emeklilerin Sendikası, Emekliler Platformu ile “yaşanabilecek ücret” talebiyle 3 Temmuz’da sokağa çıkacak.
Zonguldak - Tüm Emeklilerin Sendikası'nın Ocak 2026'da günler süren eylemi:



























F: İbrahim Akyürek  <>  67sergi@gmail.com 

  

TEMA

 

TEMA piknikçilerine NATO gözaltısı: TKP/ML dosyasından alındılar

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek olan NATO zirve öncesi kentte olağanüstü hal koşulları yaşanıyor. Dün sabah saatlerinde çok sayıda eve polis baskını düzenlendi. Baskınlarda evlerin kapıları kırıldı. Hakkında gözaltı kararı verilen 241 kişiden 209'u gözaltına alındı.

Dün sabah saatlerinde gözaltına alınanlar arasında yakın zamanda TEMA Vakfı’nın düzenlediği piknikten dönerken yolda karşılaştıkları madencilerle görüşen ve aralarında emekli öğretmenlerin bulunduğu çok sayıda TEMA gönüllüsünün de olduğu öğrenildi.

TEMA Vakfı’nın 3 Haziran’da düzenlediği Nallıhan Kuş Cenneti’ne pikniğine giden 42 gönüllü dönüş yolunda Ankara’ya yürüyen Yıldızlar SSS Holding maden işçileri ile karşılaştı. Madencilerle görüştükten sonra yola çıkan gönüllüler bir süre sonra jandarma ekipleri tarafından durdurularak kimlik kontrolü yapıldığı öğrenildi.

TEMA gönüllüleri, yarın sabah Sıhhiye Adliyesi'ne sevk edilecek.

42 GÖNÜLLÜ GÖZALTINDA 

                           

TEMA gönüllülerine terör sorgusu: "Kod adınız ne?"

                         

Maocu teyzeler örgütü!  Barış Terkoğlu  Cumhuriyet